Cthulhu'nun Çağrısı
Howard Phillips Lovecraft
Çeviren: Dost Körpe
İthaki Yayınları
Ekim 2008 (2. basım)
229 sayfa
Selam. Ben geldim. Evet, yaşıyorum. Hayır, blogla hiç ilgilenemedim. Farkındayım. Bir anda çok şey oldu, bir sürü şey üst üste geldi, bloga elimi bile süremedim. Bir kere, güzel telefonum ve güzel masaüstü bilgisayarım peş peşe bozuldular. Telefon servisten dönecek umarım, bilgisayar ise bütün donanımı kurcalayıp sorunu çözemediğim için öylece bekliyor. Bu nedenle, neredeyse iki aydır minnak netbook, tablet ve arkadaştan ödünç eski telefon üçlüsüyle idare ediyorum. Şu yukarıdaki fotoğrafı tabletle çekip düzenledim, büyük ekranda neye benzediği hakkında hiçbir fikrim yok ama elimden daha fazlası gelmiyor. Bir yandan birtakım minik sağlık sorunları, bir yandan düzeltilecek kitaplar, bir yandan sosyal hayatımı sürdürme çabası derken... Blogla ilgilenmek bir yana, kitap bile okuyamadım.
Cthulhu'nun Çağrısı'na, Goodreads'deki kayıt doğruysa Eylül 2016'da başlamışım. (NE?!) Sonra yarım kaldı, sonra bir gayret bitirmeye çalışıp yine haftalarca elimde süründürdüm. Şimdi... Aramızdaki Cthulhu müritleri ve Lovecraft sevenler bana çok kızacak ama bu kitabı okurken sıkıldım, bir türlü ilerleyemedim. Poe okurken gözlerim büyürdü, geceleri kâbus görürdüm fakat bu kitaptaki öyküleri okurken esnememi bastıramadım. Gerçekten sıkıldım. :( Eğer Lovecraft ve Poe arasında bir rekabet varsa tarafımı seçtim. POE <3
Kitaba başlayalı yarım sene geçtiği için ilk öyküleri çok net hatırladığımı söyleyemeyeceğim. (Bu arada, yukarıdaki künyede kitabın orijinal adı yok çünkü kitabın künye sayfasında da yok.) Erich Zann'ın Müziği, uluyan kemanlar, vahşi sesler, gizemli bir müzisyenle keyifli öykülerden biriydi. Herbert West - Diriltici adlı öyküyü ise resmen öfleyip pöfleyerek okudum çünkü gerçekten şeytani ve korkutucu bir şeylerden bahsetse de dönüp dönüp aynı şeyi anlatıyor ve çok gereksiz uzun. Pickman'ın Modeli, bir gotik ressamı anlattığı için biraz ilgimi çekti fakat yine korkutmadı. -_- Ama öyküde betimlenen bir tabloyu Goya'nın Saturn'üne benzetip mutlu oldum.
Kitap ilerledikçe açılmaya başladı aslında. Cthulhu'nun Çağrısı ününü hak ediyor ve Innsmouth Üzerindeki Gölge de kitap için görkemli bir kapanış olmuş, kesinlikle en sevdiğim ve beni ürkütebilen öykü oldu. Fakat buralara gelene kadar çok daraldığım için bir önyargı ve hoşnutsuzlukla okudum yine. Lovecraft seven sevgili arkadaşlarım, ne olur bana kızmayın, ben sevemedim. Yazarın üslubunu mu sevmedim, çeviriye mi ısınamadım, bilmiyorum. Bu sefer böyle oldu. Fakat elbette siz bana bakmayın, koskoca Lovecraft'ı kendiniz okumadan karar vermeyin. İyi okumalar!
