Bir süredir buralarla ilgilenemediğim gibi, okuma hızım da ivme kaybediyor. İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır'ın sonuna yaklaşmışken, kısa bir yolculuğa çıkmam gerekince o kocaman kitabı yanımda taşımak istemedim ve Voltaire'in Mikromegas ve Diğer Hikayeler'ine başladım yolda. Kitabı çok sevdim, fakat beş günlük İstanbul seyahati boyunca yaklaşık 3 gün (neredeyse) uyumadan çalışınca henüz bitiremedim.
Evet, beş gün boyunca İstanbul'daydım, düzenlediğimiz bir organizasyonun hazırlığı, paneller, konuşmalar, konuklarla İstanbul turu derken, ancak bir gün kendi halimizde gezebildik. Kabataş, Kadıköy, Beşiktaş, Ortaköy, Taksim... derken, yorgunluğuma yorgunluk ekledim; yine de otobüs saatine kadar inatla gezdim. Ortaköy'e, iş arkadaşlarımdan birinin "gidelim kumpir yiyelim" isteği ile gittik -bu arada belirtmem gerekir ki, bildiğimiz kumpir yahu, taa Ortaköy'e kadar gitmeye gerek yok- fakat orada yan yana dizilmiş birkaç sahaf görünce "siz takılın, ben geliyorum" diyerek arkadaşlarımdan ayrıldım. Yaklaşık 10 dakika sonra dönüp arkama baktığımda bana alışık olan iki arkadaşım uzaklarda bir yerde takı seçiyor; bu halimi hiç görmeyen diğer ikisi ise birkaç adım arkamda şaşkınlıkla beni izliyorlardı. "Ne yaptın?" dediler, "dört kitap aldııım!" diye cevap verdim. Çünkü o dört kitabı almasaydım aklım hâlâ Ortaköy'de olacaktı. Arkadaşlarımı bekletmek istemeyip rafları gönlümce kurcalayamadığım için ise, aklım hâlâ Ortaköy'de!
Isaac Asimov'un Marslılar ve Kan Damarlarında Yolculuk kitaplarını, Asimov'un derlediği Güneş Sistemi Öyküleri'ni ve yine öykü derlemesi olan Geleceğin Toplumları'nı aldım. 'Doktor Kim kitaplarından da vardı' dediler ama bulamadılar, çok üzüldüm. Kitapları alıp çıktığımda, o gün tanıştığım bir arkadaş "o" soruyu sordu: "Sen bilim kurgu mu okuyorsun?"

Günümün geri kalanı, oturduğumuz her yerde panikle sorduğum "kitaplarım nerde?!" soruma "telaşlanma, burda, benim yanımda" cevabı alarak geçti. Kitaplarımı bu ay okuyabileceğimi pek sanmıyorum ama, umuyorum ki yakın zamanda kitap okumaya daha fazla vakit ayırıp, biriken kitaplarımı hızla okuyacağım. ^.^
Ben hep güzel kumpir yemişim demek ki, FLZ'e birkaç kere gittim ama kumpir denemedim hiç. Denizi de iki tur vapurla almışım ki, çok fark etmedi Ortaköy =)
YanıtlaSilOrtaköy'de ben bile sahaf bulduysam sen çok rahat bulursun. Sıra sıra takı tezgahlarının olduğu meydan gibi bir yer vardı (hatta o meydan gibi yerin deniz tarafında sahne kurulmuştu biz gittiğimizde) işte sahaflar oralardaki takı tezgahlarının arkasında =))
Sana da keyifli okumalar ve okuyacak bol zaman diliyorum.
Çok sevindim senin için! Ortaköy'de kumpirdense waffle yemeyi tercih ederim, kumpirciler bana pis görünüyor :(
YanıtlaSilAldığın kitaplardan "Kan damarlarında yolculuk"u ve "Geleceğin Toplumları"nı ilk kez gördüm, ilginç? Marslılar ve Güneş Sistemi Öyküleri aynı baskılar olarak evin kütüphanesinin bir yerlerinde mevcut, böyle görünce okuyup okumadığımı hatırlayamadım! Ben bu kitapları hep lisede okudum ve şu an hiç hatırlayamıyorum. Size de aynı şey oluyor mu? Yoksa benim hafızamdan mı? :((
Ahaha kumpir mi, waffle mı ikilemiyle çok vakit harcadık, sonunda waffleı Ankara'ya bıraktık, Abbas'a gideriz dedik. =)
SilMarslılar dışındaki kitapları ben de ilk kez gördüm, kaçırmadım. Bilim kurgu öykü derlemelerini çok sevmeye başladım bu aralar, Ortaköy'den aldıklarımda da iyi yazarlar vardı, beklentim yüksek!
Okuduğum kitapları unutmaya gelince, evet, ben de aynı şeyi sık yaşıyorum. Hatta bloga da o yüzden başladım =))
Ankara'da çok fazla sahaf gezmedim aslında, arasıra Karanfil'deki Kitapçılar Çarşısı'na uğruyorum, Tunalı'da gitmek istediğim 1-2 yer var; bir de hâlâ Zafer Çarşısı'na gideceğim. Sizin sahafları da bilmek isterim =)
YanıtlaSilWaffle'a gelince, Bahçeli 7. Cadde'deki Abbas güzel; bir de Tunalı'da bir yer var dediler ama ismini hatırlamıyorum şu an.
Tam da Ankara'da birkaç sahaf adresi listeliyordum bu haftasonu gezmek üzere =)
YanıtlaSilÇağlar'ı biliyorum, arasıra uğruyorum oraya ama pek bilim kurgu kitabı kalmadı orada alabileceğim. Söylediğiniz diğer yerlere de mutlaka uğrayacağım.
Ebru Kitabevi'ne uğradım dün ama kitap bulamadım =) Bir kitapçı depoya bakacak benim için, haftaiçi tekrar uğra dedi.
YanıtlaSilBugün ya da yarın da Zafer ve Adilhan'a gitmeyi planlıyorum. =)
Hic onemli degil, ikisine de gidecegim. :) bugun Tunali'da gezdim biraz, Aynali Carsi, Tunali Pasaji ve Kugulu Pasaji'nda 3 sahaf buldum, Kugulu Pasaji'ndaki Devr-i Alem'den 15 kitap alip ciktim. Tam bir bilim kurgu cenneti! :))
YanıtlaSilBir sene kadar gecikmiş bir yorum olacak ama = ), şu an Asimov'un "Jüpiteri Satıyorum" isimli kısa hikayelerden oluşmuş kitabını okuyorum. Kitabın sonlarında bulunan "Bir Arı Hiç Aldırır mı?" isimli hikayesini yeni bitirdim. Asimov'un o kendine has bilimsel romantizminin doruklarında olduğu hikayelerinden biri. Sadece beş sayfalık bir bilim kurgu hikayesinde bile okuyucuyu duygulandıran bir yazar Asimov. Yirmi beş kitabını bitirdikten sonra bile her romanının ve hikayesinin sonunda sizi mutlu bir tebessümle bırakıyor. Saygıyla eğilmemek mümkün değil...
YanıtlaSilTamamen katılıyorum =) Jüpiter'i Satıyorum da çok güzel kitaptı, epey uzun zaman oldu ben okuyalı.
Sil