10 Aralık 2012

Galaksi Şeytanları


Galaksi Şeytanları - Nightfall One and Other Stories
Isaac Asimov
Çeviren: Gönül Suveren
Altın Kitaplar Yayınevi
Mayıs 1991 (1. basım)
204 sayfa

Altın Kitaplar'ın yayımladığı Galaksi Şeytanları, en sevdiğim yazar Isaac Asimov'un öykü derlemelerinden biri. Arka kapakta yazdığına göre, ödüllü öykülermiş bu kitaptakiler. Fakat öyküler ne ödülünü, hangi tarihte aldı; ne zaman yazıldı gibi detayları merak ederseniz, bunlar kitapta yok. Yine de öyküler çok güzel!

(Tam şu anda, neden artık bilimkurgu kitapları basılmıyor tartışmasına girdik Ayberk'le. Gerçi Vonnegut ve Bradbury kitaplarının yeni basımları var şu aralar; fakat tüm Asimov külliyatını Türkçe'ye çevirip kronolojik set yapacak bir yayınevine birkaç aylık maaşımı yatırabilirim! Ayberk diyor ki, artık "tarihi kurgu, vampirli seksli kurgu" dönemi imiş. Güneşte parlayan simli vampirlere çok fena gıcık olduğumdan, "o kitapları yazanların birinin bile zekası Asimov'a yetişemez" diyorum; ama görünen o ki bu da pek önemli değilmiş artık. "Kendinden zekilerin çekilmediği, horlandığı, dışlandığı bi dönemdeyiz. Eskiden okumuş, mürekkep yalamış falan denirdi. Şimdi entel, kafa sikici falan diyorlar.")

Biz arasıra böyle şikayetleniyoruz kendi aramızda. Bu minik konu değişikliğinden sonra, Asimov'un öykülerine geliyorum. İlk öykü, kitaba adını veren "Galaksi Şeytanları"nda biyoloji doçenti Rose, polis kocası ve Hawkins gezegeninden gelen bir uzaylı var. Yaklaşık 60 sayfalık öykü gizemli biyolojik polisiye türünde yazılmış. Evet, bu tür adını ben uydurdum.

İkinci öykü olan "Karanlık Bir Dünya"yı çok sevdim ben. Öykü Emerson'dan bir alıntıyla başlıyor:
"Yıldızlar bin yılda bir gece gözükselerdi, insanlar o zaman Tanrı'nın kentine nasıl inanır ve tapar, kuşaklar boyunca onu nasıl hatırlarlardı?"
Altı güneşli bir gezegen, hiçbir zaman geceyi yaşamaz ve bir gün güneş tutulması gerçekleşirse ne olur? Tutulmayı mistik gerekçelere bağlayan sofular, olayı öngören biliminsanları ve elbette, bunların kaçınılmaz çatışması.

"C Borusu" tamamen bir uzay gemisinde, düşman uzaylıların arasında geçiyor. Savaş tutsağı olarak alıkonan insanlar ve kurtulma çabaları.

"Yeşil Lekeler" yine bir uzay gemisinde geçiyor, bu sefer bir kaçak yolcuyu, dünyaya ulaşma amacını ve çabasını okuyoruz.

Son öykünü adı "Ayıklama." 'Daha eşit' insanların refahı için birkaç milyar insanı feda etmeyi planlayan devlet adamları var!

Tüm Asimov öyküleri ve kitapları için aynı şeyi söylüyorum ama, bu kitaptaki öyküler de çok güzel. Bulunuz, okuyunuz!

3 Aralık 2012

Ankara Kitap 2012


Congresium'da düzenlenen fuara gidip, etrafı gözleyip, fikirlerimi yazacaktım ben aslında. Çok bilinçli ve görev aşkıyla donanmış bir blogger olarak, bol bol gözlem yapmam gerekiyordu. Fakat deliler gibi kitap almaya başlayınca, çevreme pek bakamadım. Olabildiğince yazacağım...

Fuarın açılış gününde, öğleden sonra gittim, cumartesi olmasına rağmen çok kalabalık değildi. Sanırım bütün standları gezdim, sahaflarda epey vakit geçirdim. 21+6 kitap ile (aslında toplamda 22 cilt vardı elimde ama, biri tek cilt Yerdeniz serisi) çıktım fuardan. Congresium'un küçük kafesinde, sevgili Pinuccia ve arkadaşı Leslie ile buluştuk, Reşat Nuri okumadığı için Pinuccia'yı ayıplarken (eheh) Leslie'nin üç dilde Çehov okumasına hayran kaldım. Kitap fuarında oturup başka şeylerden bahsedecek değiliz ya, bol bol kitap sohbeti yaptık! Sahafların olduğu bölüme benden önce ulaşan Pinuccia bütün Asimov kitaplarını topladığından, bana kıyamadı ve Güneşin Tanrıları'nı hediye etti. Tekrar teşekkürler! Böylece, fuarın ilk günü yüklendiğim 23 kitap ile -epey zorlanarak- döndüm eve. Sol kolum hâlâ ağrıyor.

Fuarın ikinci gününde, çok istediğim bir kitaba rastlamadığım sürece kitap almama kararı ile tekrar oradaydım; bir arkadaşıma eşlik etmek üzere. Kitap almamaya karar verdiğim için, sadece 6 kitap aldım. Fakat İlyada ve Odysseia'nın Azra Erhat çevirilerini buldum ve almak zorundaydım!

 Aklımda kalanlar:

- Metis Yayınları'nın kitaplarını satan stand ile 6 45 ve *Sel standına özellikle bayıldım, 6 45'ten çok keyifli de bir fotoğraf aldım. Bir de bana Zamyatin'in kitabını hediye ettiler, güzel fotoğrafları ve hoş sohbetleri ile favori standım oldular! Ayrıca, Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi'nin yeni basımının 2013'te geleceğini müjdelediler. Metis'in bilimkurgu serisini tekrar yayımlamaya niyeti olmadığını ise üzülerek öğrendim.


- Aziz Nesin kitaplarıyla dolu bir standda Ahmet Nesin'i buldum, kitabımı da imzalattım!

- NTV Yayınları'nın standında çok çeşitli kitaplar ve güleryüzlü insanlar var. Buradaki Espas Yayınları kitaplarında gözüm ve aklım kaldı; hepsini alamayacağımdan hevesimi ilerleyen zamanlara sakladım.


- Kafdav Yayınları oradaydı, Kuzey Kafkas köklerime ihanet etmeyeyim dedim, uğradım. Sohbet ettik, bir tane de kitap aldım.

 
- İstanbul ve Ankara'dan sahaflar var fakat kitap az, aradıklarımı pek bulamadım. İstanbul sahafları, oradaki fuardan yeni çıkmışlar ve bütün kitapları tüketmişler. Ankara sahafları ise bütün dükkanı taşımaya gerek duymamışlar. Ben de hepsinden kartvizit topladım, fuardan sonra gitmek üzere. Ankara'nın en çok bilimkurgu kitabı olan sahafını da buldum sanırım, buradaki yeni favori mekanım olabilir orası.


- Fuarın giriş ücreti 5 tl, öğrenci ve öğretmenlere ücretsiz. Katılımcılar fuarın ücretsiz olması taleplerini iletmişler, organizatör firma reddetmiş. Standları açmayıp, taleplerini tekrar edeceklerini duydum (içeride bir bilgi kaynağım var!) Ofise tıkılıp kaldığım için bugün fuara gidemiyorum ve sonuç alabildiler mi, fuar girişi ücretsiz oldu mu bilmiyorum.

Sonuç: İflas etmek üzereyim, ama fuarı sevdim! Görmediğim diğer Ankara kitap fuarından çok daha başarılı olduğunu da Pinuccia'dan duydum. Hazırladığım 70 kitaplık listenin çok az bir kısmını alabildim. Fuarın devamının daha güzel, daha büyük olmasını ve bol bol bilimkurgu kitabı içermesini umuyorum. (6 45 standındaki sevgili arkadaşlar, Ankara bitti demeyin, yine gelin!)

Fuar 9 Aralık'a kadar açık. Gidin, görün!


Yosun'a söz verdiğim üzere, aldığım kitapların listesi (yazar adına göre sıralı)

- Yaz Babam Yaz - Ahmet Nesin (Karşın Yayınları)
- Namus Gazı - Aziz Nesin (Bilgi Yayınevi)
- Teşkilat - C.M. Kornbluth (Metis Bilimkurgu)
- Kozmos, Evrenin ve Yaşamın Sırları - Carl Sagan (Altın Kitaplar)
- Fotoğrafçı Olmak, Pratik Bir Rehber - David Hurn, Bill Jay (Espas Yayınları)
- Yuvaya Dönüş Lassie - Eric Knight (İyigün Yayınları)
- Belirsizlik Rayları - G. J. Arnaud (Sarmal Yayınevi)
- İlyada - Homeros (Sander Yayınları)
- Odysseia - Homeros (Sander Yayınları)
- Ben, 007 (James Bond) - Ian Fleming (Başak Yayınevi)
- Güneşin Tanrıları - Isaac Asimov (Altın Kitaplar)
- Ozan Beedle'ın Hikayeleri - J.K. Rowling (Yapı Kredi Yayınları)
- Yıldızlar Korsanı - Jack London (K Yayınları)
- Kaptan Grant'ın Çocukları - Jules Verne (İnkılap ve Aka)
- Cihan Hakimi -Jules Verne (İnkılap ve Aka)
- Yeşil Şua - Jules Verne (İnkılap ve Aka)
- Buzlar Arasında Bir Kış - Jules Verne (İzdüşüm)
- Balkar Şiiri Antolojisi - Kanşaubiy Miziev (Broy Yayınevi)
- Şaweç'as'ın Anlattıkları - Lhewsten Yusıf (Adige Yayınları)
- İki Beyinli Adam - Michael Crichton (Uycan Yayınları)
- İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır - Michael Shermer (Altın Bilek Yayınları)
- Evrim ve Yaratılışçılık - Michael Shermer (Altın Bilek Yayınları)
- "Aksın Gözyaşlarım" Dedi Polis - Philip K. Dick (6 45)
- Tam Benim Tipim - Simon Garfield (Domingo)
- İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü - Tim Burton (6 45)
- Yerdeniz (6 kitap tek cilt) - Ursula K. Le Guin (Metis Yayınları)
- Masalın Biçimbilimi - Vladimir Propp (İş Bankası Yayınları)
- Stalin'e Mektuplar - Yevgeni Zamyatin, Mihail Bulgakov (İletişim Yayınları)
- Herkül'ün Öyküsü (Dilek Yayınevi)

29 Kasım 2012

Ankara Kitap Fuarı

1 Aralık'ta Ankara Kitap Fuarı başlayacak. ATO Congresium'da olacakmış fuar. Daha önce gitmediğim için alanın ne kadar uygun, ne kadar büyük... olduğu ile ilgili hiçbir fikrim yok. Üstelik, nedenini bilmiyorum, fuar hakkında beklentim çok düşük. Yine de, şu sayfada gördüğüm kadarıyla, fuara sahaflar da katılacakmış ve sadece bunun için bile, açılış gününde ben oradayım!

Fuar hazırlığı olarak, yarın günümün bir kısmını ayırıp uzuuun bir excel tablosu hazırlamayı planlıyorum. Vikitap'ta biriken "okumak istediğim kitaplar" listemi, kütüphanemde olanları çıkarıp tekrar listelemem lazım, yayınevleri ile birlikte tabii; sonra baskısı varsa liste fiyatını ekleyeceğim, baskısı yoksa sahaflarda bakılacak olarak işaretleyeceğim. Bu listenin çıktısını alıp gideceğim fuara ki, kendimi çok kaybetmeyeyim. Bu arada, evet, kendimi kaybetmemek üzere hazırlayacağım listede şu an 112 kitap varmış. Bakalım bu fuarın faturası ne olacak!

Bir yandan da, Isaac Asimov'un Galaksi Şeytanları'nı ve Robert A. Heinlein'ın Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım'ını bitirdim. İki kitaba da bayıldım! Bir ara yazarım...

22 Kasım 2012

Asker Kaçağı


Asker Kaçağı
Derleyen: Bülent Somay
Çevirenler: Nesrin Kasap, Bülent Somay, Şencan Topaloğlu
Metis Yayınları
Ocak 2011 (2. basım)
180 sayfa

"Savaşa Karşı Bilimkurgu Öyküleri"

Metis Yayınları'nın seçkisi, hayranı olduğum Stanislaw Lem ve Philip K. Dick'in yanında, Türk bilimkurgu yazınından Müfit Özdeş'in bir öyküsüne de yer veriyor. Öyküleri derleyen Bülent Somay'ın sunuşu bilimkurguyu tanıtırken neden başka bir alandan değil, özellikle bilimkurgudan antimiliter öyküler seçtiklerini de anlatıyor ve bilimkurguyu neden sevdiğimi (benim asla toparlayamayacağım netlikte) bana özetliyor. "İyi bilimkurgu iyi edebiyattır." diyor.

Kitapta sekiz öykü var, hepsinden kısaca söz edelim:

Aldatmaca Oyunu, Philip K. Dick. Yabancı bir gezegende yaşayan, sürekli saldırı tehdidi altında olan insanları ve askeri düzendeki kamplarını anlatıyor Dick. Bir türlü bitmeyen saldırıların nedenini, kampın geçmişini, kontrolsüzce yapılan saldırı/savunmanın sonucunu görüyoruz kısa öyküde.

Alfred Bester'in Kaybolma Numarası, savaşın içinde başlıyor. "Amerikan Düşü" için; daha güzel bir yaşam, müzik, sanat, şiir ve kültür düşü için savaşıyorlar. Bu sırada savaş yaralılarının bulunduğu bir hastanenin kayıtdışı T koğuşunda gizemli olaylar yaşanıyor ve bu gizemi çözerken epey ilginç bir sonuca ulaşıyoruz!

Asker Kaçağı, William Tenn'in öyküsü. Gezegenlerarası savaşta ele geçirilen Jüpiterli yaratık ile, sorguya çekilmesine yardım eden Binbaşı Mardin'i anlatıyor hikaye. Bütün gezegenin askeri düzenle yönetilip, bütün erişkinlerin asker olduğu Dünya'da yaşayan, zorunlu olarak asker olan Mardin, militarizmi eleştiriyor.

Yine Philip Dick'in yazdığı Alacakaranlıkta Kahvaltı biraz gizemli bir öykü. Bir sabah uyanıp, kendilerini savaşın ortasında bulan bir aileyi anlatıyor.

Katherine MacLean ve Tom Condit'in yazdıkları Anlaşmak Kolay Değil, bu kitaptaki en sevdiğim öykülerden biri oldu. Yayılmacı bir politika ile, karşılaştıkları her uygarlığı "düzene sokulacak" ve hükmedilecek yeni bir tür olarak gören Kadir-i Mutlak Erdig İmparatorluğu'nun bir gemisi; Plüton'dan kalkan, Dünya asıllı araştırma gemisi Kemal Atatürk ile karşılaşıyor. (Evet, yazarların gemiye verdiği isim bu.) Atatürk Gemisi'ndeki barışçıl telepatlar, karşılarına çıkan asker kafalılardan epey eğlenceli bir yolla kurtuluyorlar.

Devle Dövüşen Bilgisayarın Öyküsü, bir Stanislaw Lem hikayesi. Savaşmayı çok seven hükümdar Poleander Partobon'un çığırından çıkan silah sevgisini anlatıyor. Savunma sanayisine harcanan inanılmaz miktarlarda parayı hatırlatıyor bu arada.

Eric Frank Russell'ın Son Baskı öyküsü de çok beğendiklerimden biri. Yeni keşfettikleri gezegene inen ve "Huld adına" o gezegene hakim olduklarını ilan eden askeri birliğin, bu gezegendeki yerli halkla tanışmasını; kanının son damlasına kadar asker olan komutanın disiplini koruma çabasını anlatıyor Russell.

Kitaptaki son öykü Müfit Özdeş'e ait olan Krrçiysk. Hala Son Tiryaki'yi okumadığım için Özdeş'in öyküleri hakkında çok fikrim yok, ama bu öyküsünü çok sevdiğimi söyleyemiyorum. İlginç bir konu işlese de anlatımı benim için biraz yabancı.

Mutlaka okunması gereken bir derleme Asker Kaçağı, bulduğunuz yerde alınız, okuyunuz.

21 Kasım 2012

İyi Güzel Muhteşem Yarın


İyi Güzel Muhteşem Yarın - The Great Big Beautiful Tomorrow
Cory Doctorow
Çeviren: Algan Sezgintüredi
Versus Kitap
Ağustos 2012 (1. basım)
163 sayfa

Bilimkurgu yazarı, gazeteci, aktivist ve blogger Cory Doctorow'un kitabını okumak biraz değişik bir deneyim oldu benim için. En çok okuduğum bilimkurgu yazarlarının artık hayatta olmadığını düşününce, Doctorow'u twitter'da takip ediyor olmam (@doctorow) tuhaf geliyor biraz.

Yazarın teknolojiyle ilgili fikirlerini çok sevdim. Uzak bir gelecekte geçen romanında, neyin ne olduğunu anlamak bazen zor olsa da sonunda her şeyi çözdüm. Bu arada, kitabın son bölümünü iki kez okumam gerekti, toplu taşımada kitap okuyunca odaklanmak çok zor olabiliyor.

Trans-insan Jimmy, babasının genetik çalışmaları dolayısıyla ölümsüz, yaşlanması çok çok çok yavaş ilerlediği için uzuuun bir ergenliğe mahkum ve ölümlü bir kıza, Lacey'e aşık. Jimmy'nin hikayesini okuyoruz romanda, uzun ve çalkantılı ergenliğini, ölümsüzlüğüne "tedavi" bulma çabasını, verdiği savaşın sonucunu. Konu keyifli, üzerinde düşünmeye değer ve akıcı. Benim için ilginç olan bir nokta da romanın finali. Doctor Who sevenler için tanıdık gelecek bir tema var finalde. Okurken "ben buna benzer bir şey hatırlıyorum" dedikten sonra, fark ettim ki Doctor Who'nun dördüncü sezonunda (hatta bölüm 8 ve 9'da) işlenen fikre çok benziyor.

Kitapta ayrıca yazarın 2010 tarihli bir konuşmasının metni ve yazarla yapılan bir röportaj var. Konuşma metni; yayıncılık, telif hakları ve internet sansürü üzerine. Burada verdiği bir örnek var ki, bayıldım:
"Mesela milyara yakın dosya barındıran (ki bunların ancak yüzde beşi telif ihlali yapmaktadır) ve bugüne kadar hayal dahi edilememiş büyüklükte bir eser külliyatını bir araya getiren YouTube'u ele alalım: Kapatılmalı mıdır? Bunu önermek, dünyanın en büyük, en muazzam kütüphanesini barındıran kentini, sırf etrafına kurulu kaçak DVD gecekonduları yüzünden dümdüz etmeyi önermekten farksızdır."