Hugo Gernsback etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hugo Gernsback etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2014

Ralph 124C 41+


Ralph 124C 41+
Hugo Gernsback
Çeviren: Barış Emre Alkım
Atılgan Yayınları
Kasım 2001 (1. basım)
170 sayfa

Bilim kurgu ya da fantastik edebiyatı seven okur kitlesi olarak, bir kitabın kapağında "Hugo Ödüllü" yazıyorsa, iyi bir kitap olduğuna güveniriz. Blogda bahsettiğim kitaplarla ilgili yazarken kitabı biraz araştırırım, ödül almış bir kitapsa o yılın ödül kazananlar listesine göz atarım; bu nedenle Hugo ödüllerinin resmî sayfasına da birkaç kez girdim. Fakat bu kadar yıl boyunca "Bu ödülün adı nereden geliyor? Kim bu Hugo? Ne yapmış?" diye düşünüp araştırmak aklımdan geçmemiş. Ne ayıp! Neyse... Bu çok önemli ödüle adını veren Hugo, işte bu kitabın yazarı olan Hugo Gernsback imiş. Bu bahaneyle ödüllerin geçmişini de öğrenmiş oldum.

Hugo Ödülleri ilk kez 1953 yılında verilmiş, 1955'ten sonra yıllık olarak tekrarlanmış. 1946, 1951 ve 1954 yılları için ise; sırasıyla 1996, 2001 ve 2004'te "Retro Hugo" ödülleri verilmiş. World Science Fiction Society'nin ev sahipliği yaptığı Worldcon'da, topluluk üyelerinin oyları ile dağıtılan ödüller Alfred Bester, Robert A. Heinlein, Kurt Vonnegut, Ursula K. LeGuin, Isaac Asimov gibi birçok ustaya sunulmuş. Peki, neden bu ödüllere Hugo Gernsback'in ismi verilmiş? Çok başarılı bir yazar olmasa da, bilim kurgu edebiyatına çok büyük katkıları olan bir yayımcı ve teknoloji kâhini olduğu için.

Hugo Gernsback, 1884 yılında Lüksemburg'da doğmuş, 20 yaşında ABD'ye göç edip Gernsbach olan soyadını Gernsback olarak değiştirmiş ve hayatı boyunca teknolojiyle ilgilenmiş. İcat ettiği bir çeşit pilin patentini almak istemiş ancak seri üretime uygun olmadığı için patent verilmemiş. Bunun ardından, kendi imalatı olan bir radyo cihazını satarken bir yandan da dergi yayımcılığı yapmaya başlamış. Okurların ilgisi ile birlikte, bilim kurgu tefrikalarına ağırlık vermeye başlayan Gernsback, 1926 yılında Amazing Stories dergisinin ilk sayısını yayımlamış ve bu dergi neredeyse 80 yıl boyunca ayakta kalmış. Şu anda, Amazing Stories Mag diye bir online dergi var, fakat eski dergi ile bağlantısı var mı, bilmiyorum. Amazing Stories ilk yıllarında, yani Gernsback'in derginin başında olduğu yıllarda, özellikle ABD'li bilim kurgu yazarlarının çoğunu ve bazı Avrupalı yazarları konuk etmiş, sadık bir okuyucu kitlesine sahip olmuş. Hugo Gernsback 1967 yılında hayatını kaybettiğinde, Ralph 124C 41+ dışında hiçbir romanı yayımlanmamış. Ölümünden birkaç yıl sonra The Ultimate World adlı bir eseri daha yayımlanmış. (Bu kitabın çevirisi Mükemmel Dünya adı ile İm Yayınlarından çıkmış. Şimdilik kitaplığımda bekliyor, yakın zamanda anlatacağımı umuyorum.)

Ralph 124C 41+ az önce söylediğim gibi, Gernsback'in yayımlanan ilk romanı. 1911 yılında Modern Electrics dergisinde tefrika edilmiş, ardından 1925'te kitap olarak yayımlanmış. Elimdeki baskıda, yazarın 1925 ve 1950 tarihli önsözleri de yer alıyor ve bu tarihlerin teknolojik seviyesi ile kitabı karşılaştırıyor. İkinci önsözde, özellikle Eter (Aether) denen varsayımsal maddeye de değinmiş yazar. 1900'lerin başında biliminsanları bu maddenin tüm uzayı doldurduğuna inanıyorlarmış; dolayısıyla kitaptaki teknik açıklamalarda bu madde sıklıkla kullanılıyor. İyi bir teknoloji takipçisi olan yazar, modern dünyanın geleceği ile ilgili varsayımlarını (kehanetlerini) toparlayıp, bir romanın içinde tek tek anlatmış.

2660 yılında geçen roman, Ralph 124C 41+ adlı genç bilimadamının hikayesi. Döneminin en parlak zihinlerinden olan bu adam, adının sonuna (+) işareti eklenen on kişiden biri ve durmadan dinlenmeden yeni icatlar yapıp, bütün insanların hayatını kolaylaştırıyor. Bilimadamımız, kitabın hemen başında, hatalı bir telefot bağlantısı yüzünden Alice 212B 423 adlı güzel kadınla tanışıyor ve macera başlıyor. Telefot adlı bu alet, görüntülü telefon ve dünyanın her yerinde insanlar bunu kullanıyor. (Telefotla ilgili satırları okurken bir şey fark ettim: yalnız Gernsback değil, birçok bilim kurgu yazarı görüntülü iletişimi öngörmüşler fakat hiçbiri bu teknolojinin taşınabilir olacağından bahsetmemiş. Gernsback'ın telefotu da, duvarda sabit bir ekrandan ibaret.) Genç bilimadamının korkunç bir ölümden kurtardığı Alice, kurtarıcısına bizzat teşekkür etmek için babası ile birlikte New York'a geliyor. Elbette bu güzel kadın ve genç, zeki,yakışıklı bilimadamı birbirlerine aşık oluyorlar. Ralph, Alice ve babasına New York'u gezdirip yeni teknolojileri tanıtıyor; bu sırada tüm teknik detayları hem misafirlerine, hem okurlara anlatıyor. Fakat, kitap ilerledikçe koskoca dünyada Ralph'ten başka hiç kimse, hiçbir yenilik üretememiş mi diye düşünmeden edemedim. ("İşler iki yıl öncesine, ben bu probleme el atıncaya kadar böyleydi. Bu kadar fazlasını başardığımız halde, yine de önümüzde yapılması gereken çok şey olduğunu düşünüyorum.") Bunu ben yaptım, bunu ben icat ettim, a-aa bakın bunu da ben geliştirdim!.. Bu arada, romana biraz macera katmak için Alice'e aşık olup peşinden New York'a kadar gelen bir adam ve yine Alice'e aşık olan bir Marslı da konuya dahil oluyorlar. Böylece biraz romantik macera, bol bol bilimsel öngörü dolu bir roman çıkıyor ortaya.
"Bu," diye açıklama getirdi Ralph, "yakında dünyanın dört bir yanını saracağını umduğum birçok dinlence şehrimizden biridir. İnsanlar günümüzde çok yoğun yaşantılar sürüyorlar, yerine getirmek zorunda oldukları onca işlev ve işgücünden tasarruf için onca aygıt varken, hayatları olabildiği kadar hızlanmış durumda."
Mikroskobik şekilde küçültülmüş, posta pulu büyüklüğünde gazetelerden bahsediyor yazar. Güneşi temel enerji kaynağı olarak kullanıyor; dev seralarda üretilen genetiği düzenlenmiş gıdaların yanı sıra, sentetik gıda maddelerinden bahsediyor. Televizyon/sinema/canlı yayın karışımı, çok gerçekçi (3D?) tiyatro gösterilerini anlatıyor. Kitaptaki dipnota göre 1925 yılında gerçekleştirilen bir ultra kısa radyo dalgası deneyini, 1911 tarihli bu romanda öngörüyor. (Bu sonuncu örneği doğrulamak istedim fakat dipnotta adı geçen John L. Reinartz'ın deneyi ile ilgili bir kaynak bulamadım. Kitapta adı Reinertz olarak geçiyor, fakat Reinartz şeklinde arayınca bir şeyler çıkıyor. Bir sayfada "Early radio pioneer and inventor. Invented the first practical CW tuner. Also a North Pole explorer." olarak listelenmiş.)

Kitapla ilgili beklentim epey düşüktü, fakat kitap bittiğinde beklediğimden daha iyi bir roman olduğunu düşündüm. Alice çevresinde gelişen macera olmasa, Gernsback'ın şaşırtıcı öngörüleri ile dolu olan bu kitabı okumak çok sıkıcı olabilirdi. Kitap boyunca durmaksızın not alma gereği duydum ki, bu yazıyı yazarken ilginç noktaları atlamayayım. Sonra da, bütün bu notlardan bahsedersem yazının saçma sapan bir şey olacağını fark ettim. Onun yerine, defterimdeki cümlelerin birkaçını aynen yazmak istiyorum:
- Metro! Yer altı manyetik transfer.
- Metal caddeler fikri çok iç karartıcı.
- İridyum sarmallı soğuk ışık. Floresan lamba ne zaman geliştirilmiş?
- Ekonomi çeklerle yürüyor. Dijital kartlar yok.
- Reinertz'ın ultra kısa dalga deneylerini incele.
... gibi bol bol not almışım. Bütün bunların dışında, kitapta arasıra gözüme çarpan, dizgi hatası olduğunu düşündüğüm yazım yanlışları var; "olur o kadar" diye düşündüğüm için, bu yazım yanlışlarından bahsetmeyecektim. Ta ki, yandaki fotoğrafta paylaştığım başlığı görene kadar.

Sonuç olarak, bir asırdan daha yaşlı olan bu kitabı okumak çok keyifliydi. O dönemin bilimsel doğrularını günümüzle karşılaştırmak, öngörülenlerin ne kadarının gerçekleştiğini hayretle izlemek çok güzel. Modern bilim kurgunun babası olarak anılan Gernsback'ın bu kitabı, türü sevenlerin arşivinde bulunmalı.