Merhaba :)
Bu sıralar kitap okuyamıyorum. Gerçekten, beni huzursuz eden bir biçimde, okuyamıyorum. Dikkatim dağılıyor, uykum geliyor. Bu hâlime bir çare olsun diye Asimov'a sığındım, yine de okuyamıyorum. Sonsuzluğun Sonu'na başladım. Evde iki baskısı (Altın Kitaplar ve Cep Kitapları) vardı, Rasim de Eskişehir'e gelince bana kendi basımlarını (yani MonoKL) hediye etti. En yeni çeviriyi okuyayım diye hemen başladım ama ilerleyemiyorum, hava çok güzel! Sabahın köründe yürüyüşe çıkacak kadar güzel. Bu kitabı bitireceğim de, daha eski baskılarla çeviri karşılaştırması yapıp Kayıp Rıhtım'a dosya hazırlayacağım. Kim bilir ne zamana yaparım... Şimdilik kitabın kapaklarını paylaşayım hiç olmazsa.
