12 Aralık 2015

Üç Harfli Kelime: Aşk


Üç Harfli Kelime: Aşk - Four Letter Word
Kolektif
Hazırlayan: Joshua Knelman, Rosalind Porter
Çeviren: H. Sıla Okur
Siren Yayınları
Şubat 2008 (1. basım)
239 sayfa

Bir dakika. Ya bir durun, dinleyin. "Setenay, aşk falan hayırdır?" diye cıvıklık yapmaya gerek yok. Ben hepsini önceden yaptım. Kitabı satın aldıktan sonra eve getirip okumak için beklettiğim süre boyunca yaptım o cıvıklığı. Üstelik aylar önce okuduğum ve aşk öyküleri ile dolu olan kitap bana daha uzuuuun yıllar yeter diyordum. Sonra gittim bu kitabı aldım. Ama bakın, neden aldığımı anlatayım. Önce Sweet Leaf'in yorumunu okudum, sonra yazarların isimlerini. Neil Gaiman! Margaret Atwood! Ursula K. Le Guin! Leonard Cohen! Leonard Cohen mi? A aa, meğer adamın kitapları varmış! Alkışlarla kendisini sahneye çağırıyoruz!



İşte bu yazarlar nedeniyle kitabı okumam gerekiyordu. Bu arada, kitapta tam kırk bir yazarın öyküsü var, yazarlardan biri "İsimsiz." Diğerlerinin isimlerini ise yazının en sonunda tek tek sıralayacağım, çünkü kitaba ekleyebileceğim etiket sayısı sınırlı ve ben bütün yazarların adının burada bulunmasını istiyorum. Kitabın çevirisine bayıldım. Kitabın sonunda yazarların kısa biyografileri var ve çevirmenin ismini de eklemiş Siren Yayınları. Baktım ki, Sıla Okur Kierkegaard, Burgess, Saramago gibi yazarları da çevirmiş. Harika! Fakat başlığın çevirisini -ve kapağı- sevemedim. "Üç Harfli Kelime"nin sonuna aşk diye eklemeselerdi, kitaptan cin çıkacak zannedebilirdik değil mi? Kapağı da, özellikle kocaman kırmızı harflerle yazılmış AŞK sözcüğü yüzünden sevmedim. İngilizce baskının üç farklı kapağını buldum internette, hepsi daha zarif gözüktü bana.




Kitap, yazarların kurgusal aşk mektuplarından oluşuyor. Her yazarın farklı yaklaşımları var, hepsi birbirinden güzel ve kitabı okumak gerçekten çok keyifliydi. Tamam, mektupların hepsini çok severek okumadım, hatta bir tanesini neredeyse atlaya atlaya okudum ki bitsin de kurtulayım. Ama çoğu öykü/mektup çok güzeldi. Cevapsız kalan e-postalar, Felice Bauer'in Kafka'ya mektubu, bir anneye mektup, bir dağa hitaben yazılmış bir aşk mektubu, küçük bir çocuğun öğretmenine mektubu, bir maymunun primatolog bayana mektubu... Karşılıksız aşk, ihanet, poligami, hatta cinayet. Her şey var!

Benim en sevdiğim mektup Mandy Sayer'in mektubu oldu, öğretmene yazılmış olan. Küçük çocuğun felaket imlası yüzünden okumak zor olsa da, ba-yıl-dım. (Bakın o kadar çok sevmişim ki, vurgulamak için heceler halinde yazmaya başladım.) Neil Gaiman'ın mektubunu da çok sevdim. Le Guin ve Atwood'un mektupları ise kendilerinden bekleneceği üzere farklı, hatta fantastik!

Zaten mektupların her biri kısacık, detay vermek çok zor. O yüzden böyle kısacık anlatmış olayım bu sefer. Özetle, kitabın başlığına bakıp burun kıvırmayın, çok güzel kitap. Bir önceki yazıda anlattığım gerekçeler dolayısıyla biraz fazla uzun zamanda okuyabildim ve hemen arkasından (İhsan'ın önerisi ile) Adalet'e başladım. Bakalım onu ne zaman bitirebileceğim.

*
Yazarlar: Jonathan Lethem, Chimamanda Ngozi Adichie, Adam Thorpe, Lionel Shriver, David Bezmozgis, Chris Bachelder, A.L. Kennedy, Jeff Parker, Francine Prose, Graham Roumieu, Gautam Malkani, Miriam Toews, James Robertson, Etgar Keret, Mandy Sayer, Jeanette Winterson, Michel Faber, Hisham Matar, Geoff Dyer, Matthew Zapruder, Carl-Johan Vallgren, Joseph Boyden, Neil Gaiman, Valerie Martin, Peter Behrens, Ursula K. Le Guin, Nick Laird, Sam Lipsyte, Panos Karnezis, Jan Morris, Hari Kunzru, Margaret Atwood, Damon Galgut, Audrey Niffenegger, Juli Zeh, Leonard Cohen, Phil LaMarche, M.G. Vassanji, Tessa Brown, Douglas Coupland.

4 yorum:

  1. Gerçekten kitabı görünce içimden o cıvıklığı yaptım itiraf etmeden geçemem. Ama çok geçerli gerekçelerin varmış, durum aydınlandı ahahah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben başıma geleceği biliyorum. :))

      Sil
  2. Hahahehehe Blogger anasayfasında daha post'un başlığını ve ilk iki üç cümlesini görünce "Ayyy ben de öyle diye diye okumuştum!" demek için geldim, meğer benim yazımdan sonra alınmış ve okunmuş süper gurur duydum. ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya senin yazını okuduktan hemen sonra kitapçıma getirtmiştim bunu ama çok uzun zaman elim varıp okuyamadım. Fakat iyi ki okuyup yorumlamışsın, kitabı rastgele bir kitapçıda görsem yazarların adını okuyabilecek kadar yaklaşmazdım hehe

      Sil