2 Temmuz 2014

Charlie'nin Çikolata Fabrikası


Charlie'nin Çikolata Fabrikası - Charlie and the Chocolate Factory
Roald Dahl
Resimleyen: Quentin Blake
Çeviren: Celâl Üster
Can Yayınları
Aralık 2013 (44. basım)
205 sayfa

* Okuma Şenliği için bir masal kitabı.

Uyarı: Bu kitabı okumaya karar verirseniz önceden biraz çikolata edinin, mutfağın bir yerinde bulunsun. Sonra benim gibi gecenin bir yarısı ne yapacağınızı şaşırabilirsiniz.
Uyarı 2: Birçok insan film uyarlamasını izlemiştir diye düşündüğümden, bir de zaten olaylar bir masaldan bekleneceği şekilde ilerlediğinden, her zamankinden fazla spoiler vermiş olabilirim.

Charlie'nin Çikolata Fabrikası iki farklı film uyarlaması da bulunan, çok ünlü, çok güzel bir çocuk klasiği. Yazarı Roald Dahl, Norveçli bir ailenin çocuğu olarak Cardiff, Wales'da doğmuş, İkinci Dünya Savaşı'nda pilot olarak görev yapmış; yalnız çocuk kitapları değil, yetişkinler için gerilim, korku öyküleri de yazmış. Hatta birkaç film senaryosuna da (içlerinde James Bond filmleri de var) katkıda bulunmuş. Yalnızca Charlie'nin Çikolata Fabrikası değil, The Gremlins, Fantastic Mr. Fox gibi filmler de Dahl'ın kitaplarından uyarlanmış. Asker, diplomat, çocuk kitabı yazarı, senaryo yazarı olarak dolu dolu geçen bir hayatın ardından 1990 yılında, 74 yaşındayken, Oxford'da hayatını kaybetmiş. Kitabı resimleyen Quentin Blake ise, Sir unvanının yanına Royal diye başlayan bir dolu kraliyet sıfatı eklenmiş, çocuk kitabı illüstrasyonlarıyla Hans Christian Andersen Ödülü almış, halen üretmeye devam eden bir illüstratör.

Az sonra anlatacağım kitabın ilk uyarlaması 1971 yılında Willy Wonka and the Chocolate Factory adı ile vizyona girmiş ve bu filmin senaryosunu Roald Dahl kendisi yazmış. İkinci uyarlama ise pek sevdiğim yönetmen Tim Burton ile, Burton'ın pek sevdiği aktör Johnny Depp'in bir araya geldiği ve 2005 yılında vizyona giren (sinemada izlerken ara verildiğinde koşarak çikolata almaya gittiğim) Charlie and the Chocolate Factory. 1971 tarihli filmi bir yerlerden bulup izlemek, ardından Tim Burton uyarlamasını tekrar izlemek niyetindeyim. Bu sürecin sonunda tüketmiş olabileceğim çikolata miktarı beni çok korkutuyor.

Masalın kendisinden bahsetmeden önce çevirinin çok güzel, kitabın baskısının çok özenli olduğunu söylemeliyim. Quentin Blake'in desenleri kitabı daha da güzelleştiriyor. Can Yayınları, çocuk kitaplarında da diğer kitaplarda olduğu gibi çok başarılı. Yalnızca, Noel Şarkısı'nda olduğu gibi her sayfada kitabın adının yazılı olmasından hiç hoşlanmadım. Bir de, muhtemelen matbaada, film hazırlanırken yapılan bir hata sonucu "Bu kitapta tanışacaklarınız" sayfasındaki desenler karışmış, Augustus Gloop yerine Umpa Lumpaların resmi basılmış; fakat o kadar kusur kadı kızında da olur diyorum ve okuduğum son çevirinin kötü anılarından sonra bu kadar iyi bir kitapla karşılaştığım için Can Yayınlarına teşekkürlerimi sunuyorum.

Charlie'nin Çikolata Fabrikası, Josephine Nine ile Joe Dede'yi, Georgina Nine ile George Dede'yi, Bay ve Bayan Bucket'ı ve elbette küçük Charlie'yi tanıtarak başlıyor. Yedi kişilik bu kocaman aile, şehrin kenarındaki küçücük bir kulübede yaşıyorlar. Evdeki tek yatakta dört ihtiyar yatarken (o kadar yaşlılar ki, yataktan hiç çıkmıyorlar) Charlie ve anne-babası diğer odaya serdikleri döşeklerde uyuyorlar. Bir diş macunu fabrikasında, macun tüplerine kapak takarak geçimlerini sağlayan Bay Bucket'ın geliri ancak karınlarını doyurmalarına yetiyor, her sabah sadece ekmek ve margarin, diğer öğünlerde ise patates ve lahana yiyerek yaşayıp gidiyorlar. Bu çok fakir ailenin tek çocuğu olan Charlie, uslu, sakin ve sevecen bir çocuk. Her akşam nineleri ve dedeleri ile sohbet ediyor, onların anlattığı hikayeleri dinliyor, hiç değişmeyen menüden şikayet etmiyor. Fakat, Charlie'nin okula gidip geldiği yol, bu küçük çocuk için işkenceden farksız; çünkü dünyanın en güzel çikolatalarının üretildiği kocaman bir çikolata fabrikasının önünden geçmesi gerekiyor. Çikolatayı çok seven Charlie, her yıl doğum gününde alınan bir paket çikolatadan başka çikolata yiyemiyor.
"Hava çok soğuk oldu mu, nedendir bilinmez, korkunç iştahı açılır insanın. Canımız neler çeker neler: Dumanları tüten etli türlüler, ılık elma tatlıları, birbirinden nefis yemekler! Ve hepimiz sandığımızdan çok daha talihli olduğumuzdan, genellikle canımızın çektiği her şeyi ya da her şeyi olmasa bile çoğunu elde ederiz. Ama Charlie Bucket, ailesinin parası yetmediği için istediklerini hiçbir zaman elde edemiyordu; hava soğudukça içi kıyılıyor, açlıktan gözü kararıyordu."
Bir akşam, Joe Dede, Charlie'ye Bay Willy Wonka'nın çikolata fabrikasının hikayesini anlatmaya başlıyor ve birkaç akşam boyunca bu tuhaf adam ile tuhaf fabrikadan bahsediyorlar. Yıllar önce birçok işçinin çalıştığı bu fabrikada üretilen, eşi benzeri olmayan çikolataların sırları işçiler arasına karışan casuslar tarafından çalınınca, fabrikanın sahibi Bay Wonka fabrikayı kapatmış ve ortadan kaybolmuş; fabrikada aylarca bir tek çikolata bile üretilmemiş. Sonra, bir sabah fabrikanın bacasından dumanlar yükselmeye başlamış ama ne içeri giren bir tek işçi varmış, ne de dışarı çıkan. Tam on yıldır, fabrika böyle çalışıyormuş. Joe Dede, inanılmaz bir masal gibi olan bu hikayeyi anlatırken, Charlie'nin babası içeri girip gazetedeki başlığı okuyor:
WONKA FABRİKASI
EN SONUNDA
BİRKAÇ TALİHLİ İÇİN
YENİDEN AÇILIYOR
On yıldır kimsenin görmediği Bay Willy Wonka, çikolataların arasına beş tane altın bilet saklamış. Bu biletleri bulan beş çocuk ve aileleri için kendisinin rehberlik yapacağı bir fabrika turu vaat ediyor. Takip eden günlerde, altın biletlerin dört tanesi dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkıyor ve kazanan çocuklar tanıtılıyor. Charlie'nin doğum günü geldiğinde, her yıl olduğu gibi bir Wonka çikolatası alıyorlar, şanslarının ne kadar az olduğunu bilseler de, Charlie paketi açarken bütün aile heyecanla bekliyor. Ve... Paketten altın bilet çıkmıyor. Bir süre sonra, Joe Dede, biriktirdiği azıcık parayı Charlie'ye verip çikolata almasını söylüyor. Önce itiraz eden Charlie, sonunda gidip çikolatayı alıyor. Ve... Paketten altın bilet çıkmıyor. Kış geliyor, hava soğuyor, bir gün karların arasında 50 peni bulan Charlie, etrafa bakınıp para kaybeden birini göremeyince bu parayla beraber soluğu bakkalda alıyor ve bir Willy Wonka çikolatası alıyor. Ve... Paketten altın bilet çıkmıyor. Çikolataya doyamayan Charlie, elindeki para üstüne bakıp bir paket daha çikolata istiyor. Ve... Son altın bileti buluyor! Ardından bir karmaşa! Bileti gören bakkal çok heyecanlanıyor, onun sesi üzerine içeri doluşan kalabalık Charlie'nin etrafını sarıyor. Bilet için para teklif etmeye kalkışanlar fiyatı gittikçe yükseltirken, şişman bakkal (kalbimi fethederek) Charlie'yi dışarı çıkarıyor, "Sakın biletini kimseye kaptırma. Kaybetmeden doğruca evine git! Hemen!" diyerek çocuğu gönderiyor. (Bu arada ben "Ay çocukcağız para üstünü almayı unuttu galiba o kargaşada" diye dertleniyorum.)

Yıllardır yataktan çıkmayan doksan altı buçuk yaşındaki Joe Dede, bileti görünce yerinden fırlayıp şıkır şıkır oynamaya başlıyor. Evde kopan heyecanlı kutlamanın ardından, davetin hemen ertesi sabah için olduğunu fark ediyorlar ve fabrika gezisinde Charlie'ye Joe Dede'nin eşlik etmesi kararlaştırılıyor. Her bulduğunu yiyen Augustus Gloop, dünyanın en şımarık kızı Veruca Salt, televizyonun önünden hiç ayrılmayan Mike Teavee, her zaman her yerde sakız çiğneyen Violet Beauregarde, her birinin anne ve babaları, bizim ufacık tefecik sıska Charlie'miz ve sevimli dedesi altın biletlerinde yazan saatte fabrikanın önüne geliyorlar ve fabrikanın yıllardır kimseye açılmayan kocaman demir kapıları yavaşça açılıyor.
"Bay Wonka hemen içeride tek başına duruyordu.
Ufacık tefecik bir adamdı!
Başında siyah bir silindir şapka, sırtında menekşerengi kadifeden nefis bir kuyruklu ceket vardı.
Pantolonu cam yeşili, eldivenleri inci rengindeydi.
Bir elinde altın topuzlu ince bir baston vardı.
Çenesinde sipsivri, simsiyah bir keçi sakalı göze çarpıyoru. Olağanüstü parlak gözleri ışıl ışıl yanıyor, sanki bir yanıp bir sönüyordu. Yüzünden sevinç ve mutluluk saçılıyordu."
Beş çocuk ve dokuz yetişkinden oluşan grup Bay Wonka'nın ardından fabrikaya giriyor ve esas macera başlıyor. Fabrikayı gezmenin yanısıra, çocuklar Bay Wonka'nın taa Lumpa ülkesinden, kocaman sandıklara doldurup gemilerle getirdiği Umpa Lumpalarla da tanışıyorlar. (Bu Umpa Lumpalar, bildiğimiz kaçak mülteciymiş meğer! Congolozlar, devanaları, tepegözlerle dolu olan Lumpa ülkesinden kurtulmak isterken, umut tacirliği yapan Wonka'nın ağına düşmüşler!)  Kitabın geri kalanı fabrikanın içindeki çoook güzel odalarda, koridorlarda, üretim alanlarında geçip gidiyor. Çikolata ırmaklarını, naneli çimenleri, şekerden yapılmış kayıkları fazla anlatmak istemiyorum. 

Elbette, bu keyifli kitaptan bekleyeceğimiz kadar mutlu bir sona ulaşıyor macera. Fakat daha fazlasını anlatırsam kitabı okumanıza (ya da filmi izlemenize) gerek kalmayacak. Ben bu kitabı iki saat gibi bir sürede bitirdim. 205 sayfa olmasına rağmen çocuklar için gayet uygun olan büyük puntolar ve keyifle akıp giden hikaye sayesinde bir oturuşta bitiyor. O zaman, 1971'den kısacık bir Umpa Lumpa şarkısıyla bu yazıyı sonlandıralım.

6 yorum:

  1. harika bir seçim..roald dahl'a bayılırım.aslında çocuk kitapları yazarı olarak da tanınıyor ama asıl ününü, biraz tedirgin biraz gothic ama mutlaka konusu ve sonu çok ilginç olan hikayeleri ile tanınmıştır.Tüm eserlerini okudum ve hala vakit buldukça tekrar okurum.Charlie..ise filmini seyrettiğim bir eseridir.Bu rolde Johnny Depp çok iyi idi. Diğer oyuncuularda harika tabii..gizemli wonka karakterini çok iyi canlandırmıştı Depp.
    P.S:Bu umpa lumpa'lara başka filimlerde de rastladım :)))
    ankaralıkitapkurdu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yetişkin öykülerini merak ettim ben de, bir ara alıp okumayı umuyorum. Filmi de kitap gibi çok keyifli evet, şarkıları hâlâ aklımda =)

      Sil
    2. CAN YAYINLARIN'da bulabilirsiniz.mutlaka okumalısınız.
      ankaralıkitapkurdu

      Sil
  2. çokkk güzel bir oykü

    YanıtlaSil
  3. İbrahim Aarda BAKIR11 Nisan 2017 23:53

    Abi devamını getireydin iyiydi bee!
    Hadi gene iyisin. **** 4yıldıx

    YanıtlaSil